İhramda Yasak Olan Şeyler
İhrama giren, ihrama girdiği sırada bu şartı koşar da sonra her hangi birşey ibadetini tamamlamasına engel olursa orada ihramdan çıkabilir ve hiçbir yükümlülüğü de olmaz. Eğer hac ya da umre yapmak isteyen kimse ile birlikte küçük çocuklar varsa ve bunlar da hem kendileri adına hem de babaları adına sevap kazanmak üzere hac ya da umre için ihrama girmek isterlerse; şayet çocuk mümeyyiz/aklı eren biriyse velisinin izniyle ihrama girer ve ihrama girerken büyüklerin yapacağı -daha önce zikredilen- işleri yapar. Eğer küçük çocuk ya da kız henüz temyiz yaşına gelmemişse, velileri onlar adına ihrama niyet eder ve onlar adına telbiye getirir.
Büyükler için ihramda yapılması yasak olan şeylerden onları da alı koyar. Çocukların elbiselerinin ve bedenlerinin tavaf esnasında temiz olması gerekir. Aynı şekilde mümeyyiz erkek ve kız çocuğun da tavafa başlamadan önce taharet halinde olmaları gerekir.
İHRAMDA YASAK OLAN ŞEYLER
Yasak/hazr; engellemek, alıkoymak demektir. İhramın yasakları ise ihram sebebiyle ihrama giren kimse için yapılması haram olan şeylerdir. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür: 1- Herhangi bir mazeret olmaksızın traş veya başka bir yolla vücudun tamamından saçları, kılları izale etmek.
Çünkü yüce Allah, “Kurban, yerine (Mina’ya) varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin.’’ (Bakara 196) buyurmuştur. Bu, başların ihramlı iken traş edilmeyeceği hususunda açık bir nastır. Vücudun diğer kılları da buna kıyas edilir.
İhramlı olunduğu sürece vücuttan hiçbir şekilde kıl koparmamak gerekir. 2- Herhangi bir mazeret olmaksızın el ya da ayak tırnakları nın kesilmesi: Çünkü kişinin bedeninden bir parçayı yok etmesi ile bir çeşit rahatlık elde edilir. Bu yönüyle saçları kestirmeye benzer. Ancak kişinin tırnağı kırılır ve bundan rahatsız olursa sadece rahatsızlık veren kısmını kesmesinde bir sakınca olmaz.
Bundan dolayı da bir yükümlülüğü yoktur. 3- Erkeğin kasten başını örtmesi: Sahih olan görüşe göre, er keğin doğrudan temas eden sarık, başörtüsü ve takke gibi şeylerle örtmesi de böyledir. Çadır ve şemsiye gibi doğrudan yapışmayan şeylerle arabanın tavanı gibi gölgeliklerin bir sakıncası yoktur. Çünkü Peygamber sav, ihramlı olan kimsenin giyebileceği elbiselere dair soru sorulunca şu cevabı vermiştir: “O gömlek, sarık, pantolon, bor noz ve ayakkabı... giyemez.’’ (Buhari, Müslim) Gölge altına girmek: Üsame ve Bilal’in Akabe cemresinin taşlanması esnasında Peygamber sav ile birlikte oldukları ve onlardan birinin Peygamber sav efendimizin devesinin yularını tutarken, diğerinin ise sıcaktan onu korumak için elbisesini başının üstünde kaldırdığı ve bu işin Akabe cemresinin taşlanması bitene kadar devam ettiği sabittir. (Müslim) Erkeğin yüzünü örtmesi: Peygamber sav’in bineğinde düşüp boynu kırılan adam hakkında söylediği sözlerle bunu yasakladığı sabittir: “...
Onun başını da, yüzünü de örtmeyiniz. Çünkü o, kıyamet gününde telbiye getirerek diriltilecektir.’’ (Buhari, Müslim) Kadın peçe takmaz, eldiven giymez. Çünkü Peygamber sav “ihramlı kadın peçe takmaz, eldiven giymez.’’ buyurmuştur. (Buhari) Fakat yabancı erkeklerin yakınından geçeceğinde yüzünü örtme ihtiyacı duyarsa başının üzerinden örtüsünü ya da peçesini indirebilir.
Hz. Aişe ra şöyle buyurmuştur: “Bizler Resulullah sav ile birlikte ihramda bulunduğumuz halde binekliler yanıbaşımızdan geçerler di. Bizim hizamıza geldikleri vakit her birimiz başının üzerindeki cilbabını yüzünün üstüne indirirdi.
Onları geride bırakınca yüzümü zü açardık.’’ (Ebu Davud, İbni Mace) Bayanlar başlarından aşağı bir örtüyü sarkıttıklarında tenlerine değmemelidir. Şapka gibi bir şeyi takıp bu örtüyü öylece sarkıtmalıdırlar. Fatıma binti Münzir ra şöyle demiştir: “Bizler ebu Bekir ra’ın kızı Esma ra ile birlikte ihramda bulunduğumuz halde yüzlerimizi örterdik.’’ (Muvatta) 4- Erkeğin, bedeninin tamamı ya da bir bölümü üzerinde vücut ölçülerine göre biçilmiş gömlek gibi şeyleri sarık, pantolon, bornoz-ki başlığı bulunan elbiseye denir- eldiven, ayakkabı ve çorap gibi giyecekleri kasten giymesi, zaferan ve aspur ile boyan mış bir elbise giymesi yasaktır .
İhram elbisesi olan izar ya da ridanın yırtık yerlerini dikmesi ve ya yamamasında bir sakınca yoktur. Çünkü ihramlı olan kimseye ya sak olan, organlarının ölçülerine göre yapılmış ve biçilmiş giyecekleri giymesidir. Üst giysiyi gömlek, tişört ve benzeri bir kıyafete, alt giysiyi de pantolon, şalvar ve şort gibi bir kıyafete benzeterek dikmek diktirmek yasaktır.
Bunun dışında şirketlerin adının ihram kıyafetine dokuma veya baskı yoluyla yazılıp dokunması yasak değildir . 5- İhrama girdikten sonra elbise, beden, yiyecek ya da giyeceklerde kasten hoş kokulu şeyleri kullanmak. Zaferan katılmış kahve içmek gibi... Ancak bunların kokuları ve tatlarının gitmiş olması hali müstesnadır.
Çünkü Peygamber sav bir adama şöyle demiştir: “Sen üzerinden cübbeni çıkar, ondaki hoş kokunun izlerini yıka ve sarı renklerden de sakın.’’ (Buhari) Devesinden düşüp boynu kırılan ihramlı kişi hakkında da “Ona hanut koymayın,’’ bir rivayette de “Ona hiç bir koku dokundurmayın.’’ dediği sabittir. (Buhari, Müslim) İhrama girmeden önce başına ve sakalına süründüğü kokuların ihramdan sonra devam etmesinde bir zarar yoktur. Çünkü ihram halindeyken yasak olan, ihramlıyken koku sürünmektir. Yoksa -az önce geçtiği gibi- bunun devamı değildir. 6- Yabani, eti yenebilir kara hayvanı avını öldürmek ya da avlamak yasaktır.
İhramdayken Av ve Nikâh Yasağı
Çünkü yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler, siz ihramdayken avı öldürmeyin.’’ (Maide 95) “İhramda bulunduğunuz müddetçe kara avı size haram kılındı.’’ (Maide 96) Kara hayvanı avının ihramlı kimseye haram olması birkaç yolla olur: a- Av hayvanını bizzat hedef almak. b- Başkasına o hayvanı avlamasını emretmek. c- Ava işaret etmek, ona kılavuzluk etmek ya da bu hususta avcıya yardım etmek. d- Kendisi bilsin ya da bilmesin avın onun adına avlanmış olması. Böylelikle bu husustaki rivayet ve haberlerin ortak bir noktada anlaşılması mümkün olmaktadır. Şayet ihramlı bir kimse bu hususlardan hiç birini bilmiyorsa, kendisi için de bir av hayvanı avlanılmamışsa ve ihramlı olmayan bir kimse o avı avlamışsa; böyle bir av hayvanından yemesinde bir sakınca yoktur.
Çünkü ebu Katade ra yoluyla gelen hadiste; “... Ve o avlayan ihramlı değilse, onu av hayvanını yiyiniz.’’ (Buhari, Müslim) buyurulmuştur. Günümüzde Türkiye’den giden umreci ve hacılar için böyle bir durum sözkonusu değildir.
Çünkü herkes uçakla yolculuk yapmakta ve gıda ürünleri fazlaca bulunmaktadır çok şükür. Eski zamanlarda ise bu tür durumlar çok olduğu için fıkıh kitaplarında detaylı bir şekilde anlatılmıştır. 7- Nikah akdi yapmak: İhramlı bir kimse evlenemez. Kendisi veli olarak ya da vekil olarak başkasını evlendiremez.
Evlenmek üzere talip olamaz. Kızı, kızkardeşi ya da bir başka kimseyle evlenmek maksadıyla hiç kimse ona talepte bulunamaz. Peygamber sav şöyle buyurmuştur: “İhramlı bir kimse evlendiremez ve kendisiyle de kimse evlendirilemez.
Kendisi evlilik talebinde bulunamaz, ondan da böyle bir talep te bulunulamaz.’’ (Müslim) Nikah akdi dolayısıyla fidye sözkonusu değildir, fakat nikah fasiddir. 8- Guslü gerektirecek şekilde ilişkide bulunmak: Çünkü yüce Allah, “... Kadına yaklaşmak yoktur.’’ (Bakara 197) buyurmuştur. Kadına yaklaşmak, cima/cinsel ilişki demektir.
Buna göre birinci tehallülden önce kasten cima eden kimsenin ibadeti fasid olur. 9- Kadınla cinsel organının dışında ilişki kurmak: Öpmek, dokunmak ya da şehvetle bakmak şeklinde bile olsa yinede yasaktır. 10- Hac yapana da, yapmayana da, ihramlı olana da olmayana da, Harem bölgesinde avlanmak, oranın ağaçlarını -izhir dı şındaki- bitkilerini toplamak ve koparmak haramdır. Çünkü Peygamber sav şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz bu beldeyi Allah gökleri ve yeri yarttığı gün haram kılmıştır. Burası Allah’ın haram kılması sebebiyle kıyamet gününe kadar haramdır.
Benden önce hiçbir kimseye bu beldede savaş helal kılınmadı ve bana da ancak bir günün kısa bir süresince helal kılındı. Artık kıyamet gününe kadar Allah’ın haram kılması ile bu haramdır. Bu beldenin dikeni koparılmaz, avı ürkütülmez, onu tarif etmek (ve sahibini bulmak) maksadıyla olması dışında lukatası (kayıp eşyası) alınmaz ve hiç bir zaman yaş otları da biçilmez.’’ Abbas ra “Ey Allah’ın Resulü, izhir (hoş kokulu bir
Hac ve umre ibadetlerinin usûl ve güncel uygulamalarına dair resmî bilgilere T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre sayfasından ulaşabilirsiniz.