Medine-i Münevvere
MEDİNE-İ MÜNEVVERE
Mescid-i Nebevi Medine, Resulullah sav’in hicretgahı ve kıyamete kadar istirahatgahıdır. Allah azze ve celle hem Resulullah sav için, hem sahabesi için hem de kurulacak olan İslam devleti için Medine’yi seçmiş, mübarek kılmış, Müslümanlara sevdirmiş, orası hakkında kötü planları olanları tehdit etmiş ve kıyamete kadar Resulullah sav’in duası ile Harem bölgesi kılmıştır. Medine’nin bir çok fazileti olmakla beraber Hac ibadeti ile bir bağlantısı yoktur.
Bir Müslüman Medine’ye hiç uğramadan hac ve umre yapabilir. Ancak şu kadarı var ki o kutsal beldeye kadar giden bir Müslümanın da Medine’ye uğraması, Mescid-i Nebevi’yi, Kuba mescidini, Baki mezarlığını ve Uhud şehitliğini ziyaret edip ecirlerinden faydalanması elbette kendisi için çok güzel olacaktır. Burada kısaca bu dört yere değineceğiz, çünkü Resulullah sav Medine’de bu dört yeri ve oralarda zikredeceğimiz ibadetleri yapmış ve yapılmasını teşvik etmiştir.
Burada zikredilmeyen başka yerler de vardır. Ancak kitabın yazılma amaç ve hedefi dışına çıkmamak için sünnette kesin olarak varid olan ve hacı-umreci için en faydalı olanları zikretmek yerinde olur niyetiyle sadece bu dört yer anlatılacaktır. Mescid-i Nebevi: Peygamber Mescidini ziyaret etmek müste haptır.
Orayı ziyaret etmenin belirli bir vakti olmadığı için bir Müslüman yılın her vakti gidip ziyaret edebilir. Resulullah sav; “İbadet kastıyla yükler, ancak üç mescide gitmek üzere vurulur. Mescid-i Haram, benim bu mescidim ve Mescid-i Aksa.’’ buyurmuştur. (Buhari, Müslim) Bir Müslüman dünyanın herhangi bir yerinden hazırlık ya pıp bu üç mescidden birine ibadet maksadıyla yolculuk yapabilir bu meşru bir durumdur.
Kişi Mescid-i Nebevi’ye ulaşınca Peygamber sav’in ve sahabelerinin kabirlerini ziyaret eder. Böylelikle Peygamber sav’in kabrini ziyaret, onun mescidini ziyaret etme kapsamına girmiş olur. Çünkü Peygamber mescidini ziyaret etmenin çok büyük sevabı vardır.
Resulullah sav şöyle buyurmuştur: “Benim bu mescidimde kılınan bir vakit namaz, Mescid-i Haram müstesna onun dışındaki mescidlerde kılınan bin namazdan daha ha yırlıdır .’’ (Buhari, Müslim) Mescid-i Nebevi’de kılınacak her bir namaz bin kat sevap kazandıracaktır. Bu da Allah’ın orayı ziyaret eden kullarına bir ikramıdır. Allah azze ve celle bu ecri o mübarek yerlere vermiş ki Müslümanlar oraları unutmasın ve ihmal etmesinler.
Mescid-i Nebeviye girerken sağ ayak atılarak şunların söylenmesi müstehaptır: “Euzu billahil azim, ve bivechihil kerim, ve sultanihil kadim mineşşeytanirracim. Bismillahi vessaletu vesselemu ala rasulilleh. Allahümmeftahli ebvabe rahmetik/ Kovulmuş şeytandan yüce Allah’a ve Onun kerim zatına, kadim saltanatına sığınırım.
Allah’ın adı ile giriyorum. Salat ve selam, Allah’ın Resulüne olsun, Allah’ım, bana rahmetinin kapılarını aç.’’ (Müslim) Bu ifadeleri her mescide girerken söylemek müstehaptır. Mescide girince oturmadan önce iki rekat tahiyyetül Mescid/ mescidi selamlama namazı kılar.
Farz namazın kılınma zamanına ulaşırsa ve nafile kılmaya fırsatı yoksa kişi direk cemaate katılır ve farzı eda eder. Kerahat vaktine rast gelirse nafile namaz kılmaz direk Resulullah sav’in kabrini ve diğer kabirleri selamlamaya gider. Mescid-i Nebevi’de en faziletli namaz kılma yeri Ravza-i Mutahhara’dır (Yeşil halı).
Resulullah sav bu yer için şöyle buyur muştur: “Benim evim ile minberim arası Cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberim de Havzımın üzerindedir.’’ (Buhari, Müslim) Bu yer her zaman çok kalabalıktır. Son zamanlarda şirketler randevu alarak hacı ve umrecilerini belirlenen vakitlerde götürüp namaz kıldırabilmektedirler.
Mutlaka en az iki rekat dahi olsa orada namaz kılmaya gayret etmelidir. Namaz kıldıktan sonra Peygamber sav’in Kabrini ziyaret etmek için edep ve vakar ile kabrinin önünde durur, kısık sesle Peygamber sav’e şu sözlerle selam verir: “Esselemu aleyke eyyuhennebiyyu ve rahmetullahi ve bereketu hu, Allahumme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed, kema salleyte ala İbrahime ve ala ali İbrahime inneke hamidun mecid. Allahümme barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin kema barekte ala İbrahime ve ala ali İbrahime inneke hamidun mecid/Selam sana ey Peygamber!
Allah’ın rahmet ve bereketleri de üzerine olsun. Allah’ım İbrahim’e ve İbrahim’in ailesine salat ettiğin gibi Muhammed’e ve onun ailesine de salat et. Şüphesiz ki sen her türlü hamde layıksın, şanı pek yüce olansın.
Allah’ım, İbrahim’i ve İbrahim’in ailesini mübarek kıldığın gibi Muhammed’i ve Muhammed’in ailesini de mübarek kıl. Şüphesiz ki Sen her türlü hamde layıksın, şanı pek yüce olansın.’’ Ya da şöyle demekle yetinir: “Esselemu aleyke ya Resulallah ve rahmetullahi ve bereketuh/ Selam sana ey Allah’ın Resulü! Allah’ın rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun .’’ Çünkü Peygamber sav şöyle buyurmuştur: “Bir kişi bana selam verdiğinde mutlaka Allah bana ruhumu geri iade eder ve ben de onun selamını alırım. ’’ (Ebu Davud) Sonra biraz sağa çekilir ve Ebu Bekir es Sıddık ra’a selam verir.
Sonra yine sağa biraz daha çekilir ve Ömer bin el Hattab ra’a selam verir. İbni Ömer ra Resulullah sav ve bu iki arkadaşına selam verir ken genelde şu şekilde selamlardı: “Es Selemu aleyke ya Resulallah, es Selamu aleyke ya Eba Bekr, es Selamu aleyke ya ebetah/Selam sana ey Allah’ın Resulü, selam sana ey Ebu Bekir, selam sana ey babacığım.’’ sonra giderdi. Solda Resulullah, ortada hz.
Ebu Bekir, sağda Hz. Ömer ra’ın Kabri (Yeşil yuvarlak levhalar) Burada Resulullah sav ile hz. Ebu Bekir ve hz.
Ömer ra’yı se lamlamanın dışında bir şey yapılmaz. El sürmek, öpmek, gürültü yapmak, namaz kılmaya çalışmak veya dua etmek meşru değildir. Bütün bu ibadetler Mescid-i Nebevi’nin içinde yapılmalıdır.
Çünkü ibadethane orasıdır. Selamlama yapılıp çıkılmalı ve selamlama yapa cak olan diğer Müslümanlara engel olunmamalıdır. Resulullah sav şöyle buyurmuştur: “Evlerinizi kabirlere dönüştürmeyiniz.
Benim kabrimi de bayram yeri yapmayınız. Bana salat ve selam getiriniz. Çünkü sizin getirdiğiniz salat ve selam, nerede olursanız olun, bana ulaşır.’’ (Ebu Davud) Bayanlar ise kendilerine belirlenen üç vakitte girip Resulullah sav ve iki Raşid halifeyi selamlarlar.
Mescid-i Nebevi’de dile dikleri kadar ibadet edebilirler. Çünkü Mescid yirmi dört saat açık bulunmaktadır. Medine’yi ziyaret eden bir Müslümanın orada bulunduğu sıralarda Kuba mescidini ziyaret etmesi ve orada namaz kılması müstehaptır.
Çünkü Peygamber sav hem binekli, hem yürüyerek o mescide genelde cumartesi günleri gider, orada iki rekat namaz kılardı. Kuba Mescidi Sehl bin Huneyf ra’ten şöyle rivayet edilmiştir: Resulullah sav buyurdu ki: “Her kim evinde abdest alır, sonra Kuba Mescidine gider, orada bir namaz kılarsa bir umre kadar ecir alır.’’ (İbni Mace, Nesai) Başka bir rivayette: “Kuba Mescidinde kılınan bir namaz, bir umre gibidir.’’ buyurulmuştur. (Tirmizi, İbni Mace) Kuba Mescidi Mescid-i Nebevi’nin kıble tarafından yaklaşık beş km uzaklıkta bulunmaktadır. Bu mescide gidip iki rekat namaz kılan bir umre sevabı kazanmaktadır.
Bu ecri kaçırmamak gerekir. Haftanın herhangi bir günü, gece veya gündüz her hangi bir vakitte -kerahat vakitleri hariç- kılınan iki rekat namaz umre sevabına denktir. Erkeklerin Medine’deki Baki mezarlığını ziyaret etmeleri sünnettir.
Çünkü Resulullah sav sık sık orayı ziyaret eder, selamlar ve orada medfun olanlara Allah’tan rahmet dileyerek dua ederdi. Ve bu konuda biz ümmetini teşvik etmiş ve şöyle buyurmuştur: “Kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü kabirler size ölümü hatırlatır.’’ (Müslim) Günümüzde Baki mezarlığı sabah ve ikindi namazlarından sonra yarımşar saat ziyarete açılmakta ve sadece erkekler alınmaktadır.
Cennetül Baki mezarlığında Resulullah sav’in eşleri, halaları, Hz. Ali ra’ın soyundan olan birçok kişi, hz. Osman ra ve on bin ci varında sahabe yatmaktadırlar.
İmam Malik rh’ta orada medfundur. Medine ve çevresinde vefat edenler Mescid-i Nebevi’de namazları kılındıktan sonra genelde buraya defnedilirler. Kabrin başında bir taş varsa erkek, iki taş varsa bayan mezarıdır.
Cennetül Baki Mezarlığı Daha sonra Uhud şehitliği ziyaret edilir. Şehitlerin efendisi hz. Hamza, meleklerin yıkadığı kişi Hanzala, Medine ahalisinin ilk öğretmeni Mus’ab bin Umeyr -Allah hepsinden razı olsun- gibi yet miş güzide şehit sahabe orada yatmaktadır.
Baki mezarlığı ve Uhud şehitliği ziyaret edilirken şu şekilde selamlama yapılır: “Esselemu aleyküm ehleddiyari minel müminine vel muslimin. Ve inne inşeal lahu bikum lahikun. Ve yerhamullahul müstakdimine minne vel müste’hirin.
Nes’elullahe lene ve lekumul afiyeh/Ey bu diyarın mümin ve müslüman sakinleri, selam olsun sizlere! İnşaallah bizler de sizlere kavuşacağız. Allah bizden önden gidenlere de, geriye kalanlara da merhamet etsin.
Kendimiz için de, sizin için de Allah’tan esenlik dileriz.’’ (Müslim, İbni Mace) Uhud Şehitliği Şüphesiz kabirleri ziyaretten maksat, ahireti hatırlamak ve vefat edenlere dua etmek suretiyle iyilik yapmaktır. Orada İslama aykırı söz söylemek veya bir davranışta bulunmak hem orada yatanları rahatsız edecek hem de yapanını harama ve günaha sokacaktır. Oralar dan taş, toprak almak caiz değildir.
Oradaki taş ve toprağın faydası olsaydı Resulullah sav ümmetine mutlaka bunu bildirirdi. Bundan dolayı o mübarek topraklarda Allah’ın emri ve Resulullah sav’in sünneti dışında bir harekette bulunmamak asıldır. Medine ve Mekke’de olunduğu süre içinde beş vakit namaz mutlaka Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Haram’da cemaatle kılınmalıdır ki en büyük ecir elde edilsin.
Medine’den çıkılacağı vakit otelde hazırlıklar yapılır, Zülhuleyfe mikat alanına gidilir, orada ihrama girilir ve Mekke’ye doğru yola çıkılır. Bu hazırlık aşamaları detaylı bir şekilde aşağıda anlatılmıştır.