Mekke'ye Giriş
2- Saçları traş etmek ya da kısaltmak: Çünkü Peygamber sav “Saçlarını kısaltsın ve ihramdan çıksın.’’ buyurmuştur. (Buhari, Müslim) Herhangi bir rüknü terk edenin, o rüknü yerine getirmedikçe umresi tamam olmaz. Umre vaciplerinden birini terk eden, bir kan (kurban kesmek) ile onu telafi eder. Umrede saçını kısaltmadan ya da traş etmeden cima eden bir kimsenin bir koyun kesmesi gerekir.
Çünkü ibni Abbas ra’nın böyle bir fetvası vardır ve ancak böyle yapan bir kimsenin umresi de sahih olur. (Beyhaki) Umre için Beyt’i tavaf etmeden önce hanımıyla cima eden kimsenin -icma ile- umresi fasid olur. Eğer cima tavaftan sonra fakat sa’ydan önce olursa -cumhura göre- yine umresi fasid olur. Her iki halde de umresi fasid olan kimsenin umresini tamamlaması, ayrıca onu kaza etmesi ve kurban kesmesi gerekir.
MEKKE’YE GİRİŞ
Umre ya da hac yapacak kişinin Mekke’ye ulaştığında aşağıdaki hususları yerine getirmesi müstehaptır: 1- Tavaftan önce gerekli temizliği yapabilmek ve lazım olan gücü elde edebilmek için uygun bir yerde dinlenmesi. Bunu yapmasa da onun için vebal yoktur. Bu sadece müstehaptır.
Peygamber sav sabah oluncaya kadar Zu Tuva denilen yerde geceyi geçirdikten sonra Mekke’ye girmişti. (Buhari, Müslim) 2- İmkan bulursa gusletmesi. Çünkü ibni Ömer ra saba hı edinceye kadar Zu Tuva’da geceyi geçirmeden ve gusletmeden Mekke’ye girmezdi ve Peygamber sav’in de böyle yaptığını söylerdi. (Buhari, Müslim) 3- Eğer imkan bulursa Mekke’ye üst tarafından girer. Çünkü buradan giren bir kimse Mekke’yi karşısında bulur.
Bununla birlikte hangi yoldan girerse girsin onun için bir sakınca yoktur. Hz. Aişe ra’den rivayet edildiğine göre Peygamber sav Mekke’ye geldiğinde üst tarafından Mekke’ye girdi ve alt tarafından çıktı. (Buhari, Müslim) Şeyhül İslam ibni Teymiye rh. dedi ki: Mekke’ye herhangi bir cihetten girmek caizdir, fakat daha faziletli olan, Peygamber sav’e uyarak Ka’be tarafından girmektir.
Çünkü Peygamber sav Mekke’ye üst tarafından ve önüne Ka’be gelecek şekilde girmiştir. Peygamber sav Mekke’ye girmek için guslederdi. Aynı şekilde Zu Tuva’da geceyi geçirirdi.
Burası ise kendisine ‘Abarüz Zahir’ denilen kuyuların yanındadır. Burada geceyi geçirip gusledebilen ve Mekke’ye gündüz girme imkanı bulan kimse bunu yapsın, yoksa bunlardan herhangi birini yapmakla yükümlü değildir. (M. Feteva 26/119) 4- Mescidi Haram’a ulaştığı takdirde efdal olan, sağ ayağını önce atmak ve şöyle demektir: “Euzu billahil azim, ve bivechihil kerim, ve sultanihil kadim mineşşeytanirracim.
Bismillah vessaletü vesselemu ala resulillah. Allahümmeftahli ebvabe rahmetik. / Kovulmuş şeytandan, pek yüce olan Allah’a, O’nun kerim zatına ve kadim saltanatına sığınırım. (Ebu Davud) Allah’ın adıyla, selat ve selam Allah’ın Resulüne olsun. Allah’ım, bana rahmetinin kapılarını aç’’ (Müslim) der.
Mescidten çıkarken de şunları söyler: “Bismillahi vessaletü vesselemu ala Resulilleh. Allahümme inni eseluke min fadlik. Allahümme’ sımni mineşşeytanirracim /Allah’ın adıyla, salat ve selam, Allah’ın Resulüne olsun.
Allah’ım ben senin lütfunu dilerim. Allah’ım kovulmuş şeytandan beni koru.’’ (İbni Mace) Bu zikir diğer mescitlere girerken de söylenir. Aynı şekilde mescitten çıkış duası da böyledir.
Bu dua Mescidi Haram’a has değildir. Bu dört sünneti yapmayan bir kimse için de, yüce Allah’a hamd ol sun ki bir sakınca yoktur. 5- Mescide girmeden önce gusledebilme imkanı bulamayan kimsenin, küçük ve büyük hadesten temiz olması şarttır. Çünkü hz.
Aişe ra Peygamber sav’den şöyle rivayet ediyor: “Peygamber sav’in Mekke’ye varınca ilk yaptığı iş abdest almak oldu, sonra da Beytullah’ı tavaf etti.’’ (Buhari, Müslim) Peygamber sav hz. Aişe ra’ya şöyle demiştir: “Sen (ay halinde olduğun için) hacıların yaptığı her şeyi yap. Ancak temizleninceye kadar Beytullah’ı tavaf etme.’’ (Buhari, Müslim) Yine şöyle buyurmuştur: “Beyt’i tavaf etmek bir namazdır.
Ancak sizler tavaf esnasında konuşabilirsiniz. Fakat kim de konuşursa ancak hayır konuşsun.’’ (Nesai, Tirmizi) 6- Mescidi Haram’ın selamlanması/tahiyyetül mescid, tavaf etmek isteyen kimse için tavaf etmektir. Tavaf etmek istemeyen kimse ise iki rekat kılmadıkça oturmamalı dır. (Zadül Mead 2/225) 7- Hastalık gibi bir mazereti olan kimselerin binek üzerinde tavaf ya da sa’y yapmalarında bir sakınca yoktur.
Çünkü ümmü Seleme ra’a şöyle demiştir: Peygamber sav’e hasta olduğumu söyledim, O da şöyle buyurdu: “ Sen insanların arkasından ve bineğinin üzerinde olduğun halde tavaf et.’’ Ümmü Seleme ra dedi ki:Ben tavafımı yaptım. Resülullah sav o vakitte Beyt’in yanıbaşında namaz kılyor ve “Tur’a ve satır satır yazılı kitaba andolsun.’’ (Tur suresini) okuyordu. (Buhari, Müslim) Günümüzde orada Mekke belediyesi tarafından görevliler konul muştur. Bu görevliler ücret karşılığında hem tavafı hem de sa’yı teker lekli sandalye ile yaptırmaktadırlar.
Dileyenler tavafı yürüyerek yaptıktan sonra sadece sa’yı araba ile yapmaktadırlar. Sa’yın başlangıcı olan Safa tepesinin başında da arabalı görevliler bulunmaktadır. Ayrıca elektrikli arabalarla da sa’y yapılabilmektedir.
Harem’in ikinci katında Safa tepesinin arkasında ücret karşılığında temin edilebilmektedir.