Umre ve Hac Yapacak Kişiler İçin Hazırlık Merhalesi
UMRE VE HAC YAP ACAK KİŞİLER
İÇİN HAZIRLIK MERHALESİ
Umre veya hac yapacak müslüman bilmelidir ki Allah’ın misafiri olarak harem bölgesinde bulunan Allah’ın evini ziyarete gitmektedir. Kendisi misafir Yüce Allah ev sahibi. Misafir ev sahibinin yüceliğini unutmamalı ve ona göre davranmalıdır.
Ev sahibinin izin verdiği şeyleri yapabilirken izin vermediklerinden de şiddetle sa kınmalıdır. Bu şekilde davranırsa ev sahibinin ikramlarını hak eder. İleriki satırlarda Allah azze ve cellenin misafir ettiği kullarına olan ikramlarından bahsedeceğiz inşaAllah.
Her umreci ve hacı bu mübarek yerlere iki amaçla gitmelidir. Birincisi o ana kadar işlemiş olduğu günahlardan arınmak, ikincisi ise oradaki Allah’ın ikramlarından bol bol nasiplenip ecir ve sevap kazanmaktır. Çünkü orada yapılacak ibadetlerin hemen hemen hepsi işlenen günahlara keffaret olup bol bol ecir kazandırma özelliğindedir.
Hazırlık merhalesinin ilk ve en önemli adımı Müslümanın gittiği yeri ve önemini bilmesinden geçer.
HAREM BÖLGESİ VE FAZİLETLERİ
Harem bölgesi Allah’ın mübah kıldığı bazı işlerin bu bölgede haram kılınması demektir. Mesela her bölge ve yerde bir Müslüman av yapabilirken bu bölgede av yapması Müslümana haramdır. Ağacını kesmesi, hayvanını ürkütmesi, İzhir hariç bitkilerini koparması ve daha başka mübah işleri yapması Müslümana bu bölgede haram kı lınmıştır.
Hac ve umre niyetiyle gidildiğinde de ihramsız bu bölgeye girmek te haramdır. Mutlaka ihramlı olmak ve Mikat’tan niyet edip telbiye ederek bu mübarek bölgeye girmek gerekir. Harem bölgesinin sınırları : İbrahim as’a Cebrail as Ha rem bölgesinin sınırlarını göstermiş o da bazı taşları alamet olarak koymuştur.
Zamanla bu taşlar yenilenmiştir. Resulullah sav Mekke’nin fethedildiği yıl Esed el Huzai’yi gönderir ve bu sınır ala meti olan taşları yenilemesini emreder. Günümüzde ise Harem bölgesi her taraftan adım adım belirlenmiş ve betondan kapı şeklinde alem/sütunlar dikilerek en bariz hale getirilmiştir.
Allah azze ve celle yeryüzünde bu beldeyi seçmiş ve yerler ile gökleri yarattığı andan beri haram kılmıştır. “ (Ey Rasulüm! De ki:) Ben ancak, Allah’ın haram kıldığı bu şehrin (Mekke’nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum.’’ (Neml 91) Hadiste Resulullah sav de şöyle buyurmuştur: “ Allah gökleri ve yeri yarattığı gün bu beldeyi (Mekke) haram kıldı ve Allah’ın haram kılması ile bu belde kıyamet gününe kadar haramdır...’’ (Müslim) İbrahim as da bunu ilan etmiştir. Resulullah sav bir hadisi şerifinde şöyle buyurmuştur: “Allah fili Mekke’ye girmekten men etti.
Resulünü ve Müminleri ona musallat etti (Mekke’yi fethi onlara nasip etti.) Mekke benden önce hiç kimseye helal olmadı, bana da günün bir vakti helal kılndı. Benden sonra da hiç kimseye helal kılınmayacak...’’ (Buhari) Harem bölgesi ve içinde bulunan Mekke sadece fetih günü Resulullah sav’e belli bir süre savaşması için helal kılındı. Bunun dışında kıyamete kadar böyle bir durum vaki olmayacaktır.
Kur’an’da Allah azze ve celle bir kaç yerde bu belde üzerine yemin etmiştir . “Bu emin/güvenilir beldeye yemin olsun.’’ (Tin 3) Bu yemin bu beldenin Allah katında ki değerine işarettir. İbrahim as Mekke ve ehli için emin olması, putlara ibadetten uzak kalması, Müslümanların kalplerinin oraya meyletmesi ve sevmesi, meyvelerle rızıklandırılması, içlerinden kendilerine Kitab’ı ve hikmeti öğretecek bir peygamber gelmesi için Allah’a dua etmiştir. “İbrahim şöyle dua etmişti: Rabbim! Bu şehri emniyetli kıl.
Beni de, evlatlarımı da putlara tapmaktan koru. Rabbim! Bu putlar, insanların pek çoğunun yoldan çıkmasına sebep olmaktadır.
Bundan böyle kim bana uyarsa şüphesiz o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, elbetteki Sen çok bağışlayıcısın, engin merhamet sahibisin. Rabbimiz!
Ben zürriyetimden bir kısmını senin her türlü hürmete layık Mukaddes Evin’in yanında ekin bitmeyen bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılsınlar diye böyle yaptım.
Sen de insanlardan bir kısmının gönlünü onlara yönlendir ve onları çeşitli ürünlerle rızıklandır ki sana şükretsinler.’’ (İbrahim 35,36,37) İbni Abbas ra ayette geçen “insanlardan bir kısmının’’ ifadesi yerine sadece “insanlar’’ denseydi Mekke için Yahudiler, Hrıstiyanlar ve bütün insanlar bir biri ile mücadele ederlerdi, demiştir. Yeryüzünde Allah’ın en sevdiği yer Mekke’dir. Resulullah sav şöyle buyumuştur: “ (Ey Mekke) şüphesiz sen Allah’ın en hayırlı kıldığı yersin ve Allah’ın en çok sevdiği yersin.
Senden çıkarılmasaydım senden asla ayrılmazdım.’’ (Tirmizi, Nesai, İbni Mace, Hakim) Resulullah sav bu ifadeyi Mekke’den Medine’ye hicret edeceğinde söylemiştir. Allah’ın en çok sevdiği yer Mekke Haremidir. Bundan dolayı da Resulullah sav’in en çok sevdiği yer olmuştur.
Mekke müşrikleri Resulullah sav’i Mekke’den çıkarmasalardı oradan asla çıkmazdı. Deccal’in yeryüzünde ayak basamayacağı iki yer Mekke ve Medine haremleridir. Nebi sav şöyle buyurdu: “ Mekke ve Medine hariç Deccal’in ayak basmadığı yer kalmaz.
Oraya girmek istediği her yerde orayı koruyan melekler görecektir.’’ (Buhari) Ahir zamanın en büyük fitnesi olan Deccal aleyhillane hem Mekke hem de Medine Haremine giremeyecektir. Allah bu bölgeleri ve bu bölgede yaşayanları ondan ve fitnelerinden korumuştur. Girmeye çalıştığı her defasında Melekler onu engelleyeceklerdir.
İmanın sığınağı bu iki harem bölgesidir . Resulullah sav şöyle buyurdu: “ İslam garib başladı ve başladığı gibi garib hale dönecektir. İslam yılanın yuvasına sığındığı gibi bu iki Mescidin arasına sığınacaktır.’’ (Müslim) Bu durum da ahir zaman alametlerindendir.
Deccal’in giremediği topraklara iman yerleşecek ve iman ehli çoğunlukta orada bulunacaklardır. Harem bölgesinde işlenen ameller kat kat karşılık bulur. Resulullah sav şöyle buyurdu: “ Benim bu mescidimde kılınan bir namaz Mescid-i Haram hariç diğer mescitlerde kılınan namazlardan bin kat daha faziletlidir.
Mescid-i Haram’da kılınan bir namaz ise onun dışında ki mescidlerde kılınan namazlardan yüz bin kat daha faziletlidir.’’ (Müsned, İbni Mace) Diğer ameller de namaza kıyas edilmiştir ancak bire yüzbin denmemiştir. Hiç şüphesiz Harem bölgesinde işlenen bütün ameller bu bölge dışında işlenen amellerden daha üstündür. Bunların karşılığını ihlas ve samimiyete göre Allah azze ve celle belirleyecektir.
Mekke hareminde savaş, kan dökmek ve sakinlerine eziyet etmek şiddetle haram kılınmıştır. “Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken Bizim Mekke’yi güven içinde ve kutsal bir yer kıldığımızı görmediler mi?’’ (Ankebut 67) Harem bölgesinde işlenen salih amellerin karşılığı kat be kat verildiği gibi burada işlenen günahlar da bu bölge dışında işlenen günahlar gibi olmayıp daha büyük addedilecektir. Sahabe bu bölgede hiç bir şekilde günah işlememek hatta mekruhlardan kaçmakla beraber mübah işlerde dahi çok dikkatli davranmışlardır. Harem bölgesi emin bir beldedir. “ Oraya giren güven içinde dir.’’ (Ali İmran 97) Harem bölgesi dışında biri bir hata işlediğinde ve Harem’e sığındığında hiç kimse ona zarar veremez.
Oraya giren güvendedir. Oradan çıktıktan sonra gerekenler yapılabilir. Abdullah bin Ömer ra çocukları yaramazlık yaptıklarında onları Harem bölgesinin dışına çıkarır orada onlara kızar, döver sonra geri getirirdi.
Bu