Ana içeriğe atla
🎉 2026 Ağustos - Eylül- Ekim - Sömestr - Kasım - Aralık - Ocak - Ramazan - Şevval Umresi kayıtları başladı! 14 günlük program · 1200$'dan başlayan fiyatlarla · ✈️ Servisli otel · 📞 WhatsApp: 0531 105 69 70
TÜRSAB Belge No: 8855

Hac veya Umreye Giden Kişinin Mikatta Yapması Gerekenler

02 Mayıs 2026 Admin 139 görüntülenme
Hac veya Umreye Giden Kişinin Mikatta Yapması Gerekenler

Mikatta yapması gerekenler, hac veya umreye giden her yolcunun önceden öğrenmesi gereken uygulamalardır. Bu yazıda mikatta yapması gerekenler; gusül, ihrama giriş, niyet ve telbiye başlıklarıyla ele alınmaktadır.

HAC VEYA UMREYE GİDEN KİŞİNİN

MİKATTA YAPMASI GEREKENLER

Umre ya da hac yapacak kişinin mikata varınca aşağıdaki işleri yapması şeriatın öngördüğü hususlar arasındadır: 1- Tırnaklarını kesmesi, bıyıklarını kısaltması, koltukaltı ve etek traşı yapması müstehaptır. Peygamber sav şöyle buyurmuştur: “Beş şey fıtrattandır; sünnet olmak, etek traşı yapmak, tırnak ları kesmek, koltukaltı traşı yapmak ve bıyıkları kesmektir.’’ (Buhari, Müslim) Enes ra’te şöyle demiştir: “Resulullah sav bizlere bıyıkları ve tırnakları kesmek ile etek ve koltukaltı traşı yapmak için vakit tayin etti ve bunları kırk günden fazla (kesmeden) öylece bırakmamızı yasakladı.’’ (Nesai, İbni Mace) İhrama girmeden bu temizlikler yapılmalıdır. Bu temizlik her zaman yapılmalıdır ancak ihram bir nevi kefen kabul edildiği için Allah’ın huzuruna en temiz şekilde varmaya gayret etmek gerekir.

Allah’ın evine Allah’ın misafiri olarak giden bir Müslüman bu inceliklere dikkat ederek yaptığı bu ibadetlerden azami derecede faydalanacaktır. 2- Elbiselerini çıkartarak gusletmesi müstehaptır. Çünkü Peygamber sav telbiye getirmek üzere elbiselerini çıkardı ve gusletti. (Tirmizi, İbni Huzeyme) İhrama girerken gusletmek erkekler için de , kadınlar için de sünnettir. Çünkü Peygamber sav Zül Huleyfe’de doğum yapan Umeys kızı Esma ra’ya gusletmesini, bir bez parçasını iyice sarınarak ihrama girmesini emretti.

Aişe ra’de umre yapmak üzere ihrama girdiği sırada ay hali olunca ona gusletmesini, sonrada hac için ihrama girmesini, hacıların Ka’be’yi tavaf dışında yaptığı her işi yapmasını emretmişti. (Müslim, Nesai) 3- ‘Ud yahut bulabildiği en hoş kokuları başına, sakalına sürmesi müstehaptır. İhrama girdikten sonra hoş kokunun kalmasının zararı olmaz. Çünkü Aişe ra şöyle demiştir: “Resulullah sav ihrama girmek isteyince bulabildiği en hoş kokuyu sürünüyordu.

Sonra da ben bu kokunun eserini başında ve sakalında görüyordum.’’ (Bu hari, Müslim) Yine Aişe ra şöyle demiştir: “Ben Resulullah sav’e ihrama gireceği vakit ihram için koku sürerdim. Aynı şekilde ihramdan çıkacağı vakit Beyt’i tavaf etmeden önce de ona koku sürerdim.’’ (Buhari, Müslim) Fakat ihram için giyilecek elbiselere hiçbir şekilde koku sürülmez. Koku sadece bedene sürülür.

Elbiseye koku sürülmüşse o elbise yıkanmalıdır. Kokudan eser kalmamalıdır. Bayanların ihramı elbiseleri olduğu için bayanlar ihramlı oldukları süre içinde elbisele rine koku sürmemelidirler. 4- Erkek, bir peştemal ve üst örtüyle (rida, izar) ihrama girer.

Bu örtülerin temiz ve beyaz olmaları müstehaptır. Ayrıca ayağına terlik giyer. Peygamber sav şöyle buyurmuştur: “Sizden her biriniz bir peştemal ve bir örtüyle iki nalin/terlik giyinerek ihrama girsin.’’ (Ahmed) Hanımlar ise giyilmesi mübah olan elbiselerden dilediklerini giyerek ihrama girerler.

Ancak giyimlerinde erkeklere benzemekten ve vücut hatlarını gösterecek derecede dar ve ince elbise giymekten kaçınmalıdırlar. Hz. Aişe ra dedi ki: “İhrama giren hanım, dilediği elbiseyi giyinir.

Ancak alaçehre veya zaferan değmiş elbise müstesnadır. Yüzünü, burnunu örtmez, fakat dilerse elbisesinin kumaşını yüzünün üzerinden aşağıya doğru sarkıtabilir. “ (Beyhaki) Hanımın mest ve çorap giymesi caizdir. Resulullah sav mest giymek üzere kadınlara ruhsat vermiştir. (Ahmed) 5- İhrama giren bir kimsenin -ay hali ve lohusa olanlar hariç- şayet farz namaz vaktindeyse farz namaz kıldıktan sonra ihrama girmesi müstehaptır.

Eğer farz namaz vakti değilse abdest/ nafile/ihram namazı niyetiyle iki rekat namaz kılar. 6- Namazı bitirdikten sonra kalbinden, yapmak istediği hac ya da umre ibadetine başlamayı niyet eder. Çünkü Peygamber sav “Şüphesiz ameller niyetlere göredir ve şüphesiz her kişi için ancak niyet ettiği şey vardır.’’ (Buhari, Müslim) buyurmuştur. Şayet umre yapmak istiyorsa ‘lebbeyke umraten’ yahut Allahümme lebbeyke umraten’ der. sadece hac (ifrad haccı) yapmak istiyorsa ‘lebbeyk Allahümme haccen ’ der.

Kıran haccı yapacaksa ‘lebbeyk Allahümme umraten ve haccen’ der. Eğer başkası adına hac ya da umre yapıyorsa/vekil ise kalbinden bu niyeti geçirir, sonra da ‘lebbeyke an fulan/falanın adına lebbeyk’ der. Şayet vekaleten adına hac yaptığı şahıs kadınsa ‘lebbeyke an ummi fulan/falanın annesi adına lebbeyk’ ya da ‘lebbeyke an binti fülan/falanın kızı adına lebbeyk ’ der.

Efdal olan, bu sözleri binek, araba yahut her ne ise bineğine bindikten sonra söylemesidir. Çünkü böyle yaparak Peygamber sav’e uyulmuş olur. Abdullah bin Ömer ra dedi ki: “Resülullah sav’in ağacın yanında telbiye getirmesi, ancak devesinin sırtındayken devesi kalktıktan sonra olmuştu.’’ (Buhari, Müslim) Kişi Peygamber sav’in getirdiği gibi telbiye getirir: “Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke la şerike leke lebbeyk, innel hamde venni’mete leke vel mülk, la şerike lek. /Buyur, emrine geldim Allah’ım, buyur.

Buyur, Senin hiç bir ortağın yoktur, buyur. Şüphesiz hamd ve nimet de Senindir, mülk te senindir. Senin hiç bir ortağın yoktur.’’ (Buhari, Müslim) Resulullah sav şöyle buyurmuştur: “Cebrail bana geldi ve “Ya Muhammed, ashabına telbiyeyi yüksek sesle yapmalarını emret, çünkü telbiye haccın alametlerindendir’’ dedi. (İbni Mace, Tirmizi) Telbiye kalp ile getirilmez, dil ile sesli bir şekilde getirilir.

Sadece bayanlar kendileri duyacak kadar seslerini kısarak telbiyelerini getirirler. Erkekler ise Ka’be’yi görene kadar yüksek sesle telbiye getirebilirler. Başka bir hadiste de şöyle buyurulmuştur: “Bir Müslüman telbiye getirdiğinde sağında ve solunda (eliyle işaret ederek) şuradan şuraya kadar taş, ağaç, toprak ne varsa hepsi onunla birlikte telbiye getirir.’’ ( Tirmizi, İbni Mace) Bu cansız varlıkların o Müslümana katılarak getirdikleri telbiyelerden hasıl olan sevap buna sebep olan Müslümanın hanesine işlenir.

Hesapsız bir ecir kapısı sadece telbi yede yüce Allah tarafından misafirleri olan hacı ve umrecilere ikram edilmiştir. İhrama girmek isteyen bir kişi, ibadetini tamamlamasını önle yecek bir engelle karşılaşmaktan korkuyorsa şart koşması meşrudur. Bu yüzden ibadetine başlamak üzere ihrama gireceği vakit şöyle diyebilir: “Fe in habeseni habisun, femehilli haysu habesteni/Eğer herhangi bir engel beni alıkoyacak olursa o engelle beni alıkoyacağın yerde ben de ihramdan çıkarım.’’ Peygamber sav hastayken ihrama girmek isteyen Zübeyr kızı Dubaa’ya bu şekilde şart koşmasını emretmiş idi. (Buhari, Müslim) Günümüzde ay hali olma ihtimali olan bayanlar, çeşitli vizelerle hacca gidenler gibi Mekke’ye girememe veya umre ve haccı tamamlayamama ihtimali olanlar mutlaka bu şartı koşmalıdırlar ki cezaya girmesinler.

Hac ve umre ibadetlerinin usûl ve güncel uygulamalarına dair resmî bilgilere T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaşın:

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Hac ve umre turları hakkında bilgi almak için bize ulaşın